ORGAN BAĞIŞINDA FARKINDALIK ETKİNLİĞİ 08 KASIM 2019

“ÜLKEMİZDE ORGAN NAKLİNİ ARTIRMAK İÇİN KONUŞALIM: BOŞLUĞU BİRLİKTE DOLDURMAK”

ORGAN BAĞIŞLA HAYAT VER

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ ve Doku Nakli Merkezi ve Sempozyum Düzenleme Kurulu tarafından 08 Kasım 2019 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi 50. Yıl Amfisi’nde 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında “Ülkemizde Organ Naklini Artırmak İçin Konuşalım: Boşluğu Birlikte Doldurmak” Organ Bağışla Hayat Ver farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı. Organ nakli olmuş ve olmayı bekleyen hastalar ile gerçekleştirilen video gösterimi katılımcılara sunuldu ve ardından açış konuşmalarına geçildi. Ankara Üniversitesi ve diğer kurumlardan çok sayıda öğretim üyesi, sağlık çalışanı,  öğrenciler ile organ nakli yapılan ve bekleyen hasta ve hasta yakınlarının katılımı ile gerçekleştirilen etkinlikte açış konuşmaları Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhemşiresi Sayın Uzm. Tülay Ölmez Çiçek, Ankara Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Mesul Müdürü Prof. Dr. A. Rüçhan Akar, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Gülfem Elif Çelik tarafından yapıldı.

Organlarımızı Bağışlayalım

Uzm. Tülay Ölmez Çiçek

Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhemşiresi Sayın Uzm. Tülay Ölmez Çiçek, “Ülkemizde Organ Naklini Artırmak İçin Konuşalım: Boşluğu Birlikte Doldurmak” Organ Bağışla Hayat Ver etkinliğinde amacın farkındalık yaratmak olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Herkesin bir anda nakil bekleyen durumunda olabileceğini, nakil olunabilmesi için bağış olmasının, bağış yapılabilmesi için de farkında olunmasının gerekliliğini katılımcılarla paylaştı. Ülkemizde organ naklini gerçekleştirebilecek ve nakil hastalarının takibini yapabilecek donanımlı ekiplerin mevcut olduğunu fakat bağış sayısının yeterli olmaması nedeni ile kurtarılamayan hayatların var olduğuna dikkat çekti. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür eden Hastane Başhemşiresi Sayın Uzm. Tülay Ölmez Çiçek etkinliğin verimli olmasını ve amacına ulaşmasını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

Umudumuz Gençler

Prof. Dr. A. Rüçhan Akar

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkezi Mesul Müdürü Sayın Prof. Dr. A. Rüçhan Akar Ülkemizde organ naklini artırmak için boşluğu birlikte doldurmak üzere konuşalım diyerek konuşmasına başladı. Uzun yıllardır Avrupa Birliği, Sağlık Bakanlığı,  Ankara Üniversitesi ve diğer üniversiteler ile ortak projelerin yapıldığını, Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların organlarının bağışı konusunda aile red oranlarının malesef %75 olduğunu katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin düzenlenmesinin ve etkinliğe özellikle öğrencilerin katılımlarının sağlanmasındaki amacın; öğrencilerin etkinlikte bilinçlenip, Ankara ve Türkiye’deki diğer üniversitelerde paylaşım yaparak organ bağışı ve organ nakli farkındalığını geliştirmek olduğunu, dolayısıyla umudumuzun gençlerde olduğunu ifade etti. Etkinliğin nakil bekleyen hastalar için yapılıyor olduğunu, kalp nakli bekleyen Esila’nın Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’nde tedavi gördüğü süreç içerisinde çizmiş olduğu resmin  organ bağışı farkındalığının sembolü olduğunu, resimde Esila’nın yazmış olduğu “Organlarınızı cennete götürmeyin, onlara cennette değil burada ihtiyaç var” sözlerini katılımcılarla paylaştı. Tüm dünyada 1.3 milyon organ bekleyen hasta olduğunu fakat 139000 organ naklinin yapıldığını, yani organ nakli bekleyenlerin %10’una nakil yapılabildiğini, diğer hastaların ya kaybedildiğini ya da destek cihazları ile yaşamlarını sürdürdüklerine dikkat çekti. Organlarını bağışlayan bir kişinin 8 kişinin hayatını kurtarmakta en az 50 aile bireyinin yaşamını etkilemekte olduğuna vurgu yaptı. Esila’yı karşılayan ve sahiplenen Rize halkına ve Çaykur Rize Spor kulübüne,  organlarını bağışlayan Çaykur Rize  Spor taraftarlarına teşekkür etti. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek,  iyi bir etkinlik olmasını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

İnsanlığa El Verelim

Prof. Dr. Gülfem Elif Çelik

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Gülfem Elif Çelik farkındalık toplantısının ne kadar önemli olduğunu salonun doluluğundan anlaşılabildiğini ifade ederek konuşmasına başladı. “Biz iyiyken bize ihtiyacı olan insanları unutmamalıyız, hepimiz el vermeliyiz” diyerek ve farkındalığı artırmak adına tüm öğrenciler ile sosyal destek projesini gönülden desteklediğini ifade etti. Organ nakli yaparak insanların hayatına devam edebilmesini sağlayan ve bu işe gönül veren hekimlerin hekimlikte ulaştıkları son nokta olduğunu bu anlamda meslektaşlarını gönülden kutladığını katılımcılarla paylaştı. Organ nakli bekleyen kişilerin hayatında telaş, endişe, hüzün olduğuna vurgu yaptı. Organ bağışında bulunarak, insanlığa el verebiliriz diyerek duygularını paylaştı. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek ve verimli bir etkinlik olmasını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

Hastalar İçin Umut Işığı

 Ankara Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Erkan İbiş’in sempozyuma ilişkin “ülkemizde organ nakli bekleyen hasta sayısının 26000’i aştığı günümüzde organ bağışı konusunda farkındalık yaratmak için gerçekleştirilen etkinliklerin önemi büyüktür. Ülkemizde Organ Naklini Artırmak İçin Konuşalım: Boşluğu Birlikte Doldurmak Organ Bağışla Hayat Ver etkinliğinin bu bağlamda organ nakli bekleyen hastalar için umut ışığı olacağına inanıyorum” mesajı katılımcılar ile paylaşıldı.

Etkinliğin 1.oturumunun başkanlığı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Başkanı Sayın Prof. Dr. Kemalettin Uçanok, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD Başkanı Sayın Prof. Dr. Hasan Özkan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Hakan Kumbasar tarafından yapıldı.

Toplum ve Sağlık Çalışanlarının Farkındalığını Artırmak

Dr. Gizem Kumru

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji BD Öğretim Üyesi Sayın Dr. Gizem Kumru nakil oranının giderek artmasına rağmen nakil bekleyen hasta sayısının daha fazla artış gösterdiğine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Böbrek nakillerinde; canlı nakillerin %80, kadavra nakillerinin ise %20 olduğunu ifade etti. Canlı vericilerin daha çok anne baba çocuk ve eşler olduğunu ifade etti. Ülkemizin 2003-2016 yılları arasında ülkemizin böbrek nakil oranında en fazla artış gösteren 10 ülkeden birisi olduğuna, bu durumun canlı nakil sayısının fazla olmasına bağlı olduğuna, kadavra nakil oranının  artırılması ile nakil bekleyen daha fazla hastaya ulaşılabileceğine bu anlamda  toplum ve sağlık çalışanlarının farkındalığının artırılmasının önemine vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.

Rollerimizi Güçlendirelim

Prof. Dr. Acar Tüzüner

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Öğretim Üyesi, Böbrek Nakli-Pankreas Nakli Merkezi Sorumlu Uzmanı, Karaciğer Nakli Merkezi Sorumlu Uzman Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Acar Tüzüner, ülkemizde ilk böbrek naklinin 1975 yılında, ilk karaciğer naklinin 1988 yılında yapıldığını,  Organ Ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması Ve Nakli  Hakkında Kanun’un 1979 yılında kabul edildiğini ifade ederek konuşmasına başladı. Ülkemizde beyin ölümü sayısının yılda 2000 olduğunu, beyin ölümü sayısının dörtte bir oranında organ bağışçısı olduğunu, fakat Hollanda’da bağış oranının %80 olduğuna dikkat çekti. Nakil sonrası sağ kalım şansının en iyi olan naklin böbrek nakli olmasına rağmen böbrek nakli bekleyen hasta sayısının ülkemizde 22000 civarında olduğuna vurgu yaptı.  2015-2018 yılları arasında yıllık 3000 böbrek nakli yapılırken 2018 yılında 3500-4000 böbrek nakli yapıldığı, bu artışın sebebinin kadavradan nakil oranının artması değil yabancı hastaların sayısının fazla olması nedeni ile olduğunu, Dünyada canlı nakilde böbrek naklinde birinci iken kadavradan nakilde 17.sıraya düştüğümüzü ifade etti. Türkiye’de 80 böbrek nakli merkezi, 50 karaciğer nakli merkezi olduğunu, buna rağmen kadavradan nakil sayısının düşük olduğuna dikkat çekti. İspanya’da böbrek nakli bekleme süresinin 3 ay olduğunu ülkemizde canlı vericisi yoksa kadavradan nakil az olması nedeni ile bekleme süresinin ne kadar olacağının belli olmadığını paylaştı. Organ bağışı sisteminin ve organ dağıtım sisteminin gözden geçirilmesi, transplantasyon yan dal olması ve üniversitelerin rolünün güçlendirilmesi çözüm önerilerini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Karaciğer Nakline Giden Yol

Öğr. Gör. Dr. Ramazan Erdem ER

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD Öğretim Üyesi Sayın Dr. Ramazan Erdem Er dünya genelinde karaciğer hastalığının yılda yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olduğunu, 1 milyondan fazla kişinin siroza, 1 milyona yakın kişinin karaciğer kanserine bağlı hayatını kaybetmekte olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Hepatit B, Hepatit C, alkol tüketimi ve obezitenin siroz oranını artırdığını, ülkemizde sirozun en sık nedeninin hepatit hastalığının olduğunu katılımcılarla paylaştı. Aşılama ve etkin tedavi yöntemleri ile yıllar içerisinde hepatit hastalığının azalması beklenirken alkol ve obeziteye bağlı sirozların sayısının artacağına dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.

Organ Nakillerinde Multidisipliner Ekip Ruhu

Prof. Dr. Deniz Balcı

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Öğretim Üyesi, Karaciğer Nakli Merkezi Sorumlu Uzmanı, Böbrek Nakli-Pankreas Nakli Merkezi Sorumlu Uzman Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Deniz Balcı nakillerde multidisipliner ekip ruhunun önemine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Karaciğer naklinin akut karaciğer yetmezliği, karaciğer sirozu ve karaciğer kanserinde yapıldığını, Türkiye’de her yıl karaciğer nakli bekleyen hasta sayısının giderek arttığını, nakil bekleyenlerinin %50’sinin nakil olduğunu, %25’inin ise hayatını kaybettiğini ifade etti. Dünyada canlıdan yapılan karaciğer nakillerinde 1.sırada, kadavradan yapılan karaciğer nakillerinde ise 9.sırada olduğumuz bilgisini katılımcılar ile paylaştı. Ülkemizin organ nakil stratejilerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Hepimiz organlarımızı bağışlayalım” diyerek konuşmasını tamamladı.

Kime Akciğer Nakli

Doç. Dr. Serhat Erol

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD Öğretim Üyesi Sayın Doç. Dr. Serhat Erol solunum yetmezliği gelişen veya gelişme riski bulunan, geri dönüşümsüz akciğer fonksiyon kaybı bulunan hastaların akciğer nakline aday olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Yeni ilaçlar geliştirilmesine rağmen, sigara tüketiminin artmasına bağlı görülme sıklığı artan KOAH hastalığının, akciğer nakli gerektirecek düzeyde solunum yetmezliğine neden olduğuna dikkat çekti.  Başka tedavi şansı kalmamış, risk-yarar oranı nakil olacak hasta lehine olan hastaların nakil listesine konulduğuna vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.

Çift Akciğer Nakli

Öğr. Gör. Gökhan Kocaman

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Sayın Gökhan Kocaman tedavinin yetersiz veya mümkün olmadığı ciddi akciğer hastalığı olan, akciğer nakli yapılmaz ise 2 yıl içersisinde ölüm riski bulunan, yeterli psikolojik durum ve sosyal desteğe sahip hastalara akciğer naklinin yapıldığı bilgisini katılımcılar ile paylaştı. Çift akciğer nakli yapılan hastaların tek akciğer nakli yapılan hastalara göre yaşam sürelerinin daha fazla olduğuna dikkat çekti. Dünyada son 1 yılda 3936, ülkemizde ise 43 akciğer naklinin yapıldığını, organ bağışı sayısının artırılması, nakil bekleyen hastaların uygun merkezlere yönlendirilmesi ve yasal değişiklikler ile ülkemizde akciğer nakli sayısının artırılabileceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

İleri Evre Kalp Yetmezliğinde İdeal Tedavi Kalp Nakli

Prof. Dr. Tamer Sayın

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Tamer Sayın batı toplumuna göre kalp yetmezliğinin ülkemizde daha sık görüldüğünü, ileri evre kalp yetmezliği hastalarının sağ kalım oranlarının 5 yıllık süre içerisinde %50 olduğunu belirterek konuşmasına başladı. İlaç tedavisi, kalp destek cihazları gibi tüm tedavi seçeneklerinin tüketildiği ileri evre kalp yetmezliğinde tahmini yaşam süresinin 1 yıl olduğuna vurgu yaparak kalp naklinin önemini katılımcılar ile paylaştı.

Organlarınızı Gömmeyin

Prof. Dr. Mustafa Bahadır İnan

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Mustafa Bahadır İnan kalp nakli sonrası en fazla yaşam beklentisi ve en iyi hayat kalitesine sahip olacak potansiyel alıcı hastaya kalp naklinin yapıldığını katılımcılarla paylaştı. Kalp nakli sonrası yetişkin hastaların  en az %50’sinin 13-15 yıl, çocuk hastaların 20 yıl sağ kalım oranlarının olduğunu ifade etti. Beyin ölümü sonrası yapılabilen kalp nakillerinde yeni bir alan olan dolaşım durması sonucu ölüm sonrası kalp nakillerinin, nakil sayısını artıracağına vurgu yaptı. Organlarınızı gömmeyin diyerek sunumunu tamamladı.

 2.Oturumun başkanlığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları AD Başkanı Sayın Prof. Dr. Saadet Arsan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Çağdaş Özdöl, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Meltem Koloğlu ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Nakli Merkezi Sorumlu Uzman Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Şırlak tarafından yapıldı.

Dolaşım Durması Sonucu Ölüm Sonrası Nakil

Dr. Defne Güneş Ergi

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Sayın Dr. Defne Güneş Ergi Cambridge gözlemlerinden paylaşımlarda bulundu. Sayın Ergi,  her yıl İngiltere’de 4000’e yakın organ nakli yapılmakta olduğunu, İngiltere’nin bu başarılı rakamına, başarılı nakil sonrası bakımına rağmen kendi içerisinde organ nakli duyarlılığını artırmak için çalışmaları olduğuna dikkat çekti.  İngiltere’de 2015 yılında dolaşım durması sonucu ölüm sonrası kalp naklinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Kalp naklinin beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılabildiği, yeni bir alan olan dolaşım ölümü gerçekleştikten sonra da kalp naklinin  yapılabileceğine dikkat çekti. Dolaşım durması ile ölüm sonrası gerçekleştirilen kalp nakillerinin, İngiltere’de kalp nakil oranlarını %47 oranında arttığını ifade etti. Dolaşım durması ile ölüm sonrası bağışlanan kalbin nakil yapıldığı ve dolaşım durması ile ölüm sonrası bağışlanan organ naklinde sembol haline gelen hasta ile gerçekleştirilen video gösterimini katılımcılar ile paylaştı. Organ nakli ekibinde; alıcı ve vericinin ameliyatlarını yapan cerrahlar, alıcı ve vericiyi ameliyata hazırlayan hemşireler, klinisyenler, hastabakıcılar, alıcı ve verici arasındaki organın uyumunu düzenleyen ve zamanlamasını yapan organ nakil koordinatörleri, organ uygun görüldükten sonra organı almak için yola çıkan ekip ve o ambulansın şoförünün aynı moral ve motivasyonla çalıştıklarını ifade etti. Bizim günlük yaşamımızda kıymetini bilemediğimiz bütün hareketlere muhtaç olan hastaların tekrar istedikleri yaşama ulaşmalarını sağlayan organ naklinin önemine vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.

Organ Naklinde Psikiyatristin Etkisi

Öğr. Gör. Berker Duman

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Öğretim Görevlisi Sayın Berker Duman organ naklinde multidisipliner ekibin bir parçası olan psikiyatristin, detaylı bir psikiyatrik değerlendirmesi ile, sağkalım oranlarında artış, yaşam kalitesinde iyileşme ve komplikasyon oranlarında azalma sağlanabileceğini ifade ederek konuşmasına başladı. Başa çıkma becerilerinin değerlendirilmesi, eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tanısı, hastanın ve ailesinin psikososyal gereksinimlerinin belirlenmesi ve planlanması, depresyon, anksiyete, ölüm korkusu gibi psikolojik özelliklerin değerlendirilmesinin önemini ifade etti. Organ bağışlarının az, nakil bekleyen hastaların sayısının çok olduğu ve nakil için en uygun adayların bulunmasının önemli olduğunu katılımcılarla paylaşarak sunumunu tamamladı.

 Bu İş Ekip İşi

Prof. Dr. Tanıl Kendirli

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım BD Başkanı Sayın Prof. Dr. Tanıl Kendirli beyin ölümü gerçekleşen hastanın organlarının bağışlanması hususunda değerlendirilme süreci, ilaç tedavisi ve mekanik destek cihazları ile nakil yapılacak hastanın nakil zamanına kadar ki sürecin yönetimi ayrıca nakil sonrası tedavi ve bakım açısından kilit nokta olan yoğun bakım ve nakil ekibinin önemini vurgulayarak sunumuna başladı. Enfeksiyon kontrol kurallarına en üst düzeyde uyularak nakil sonrası  takip, tedavi ve bakımın yapıldığını ifade etti. Nakil öncesi ve sonrası yoğun bakımda takip edilen hasta örnekleri ile sunumunu tamamladı. 

Enfeksiyon Hastalıkları İle İşbirliği Nakilin Her Alanında

Öğr. Gör. İrem Akdemir Kalkan

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Öğretim Üyesi Sayın İrem Akdemir Kalkan organ naklinin başarısının, uygun organın sağlanması, başarılı nakil ameliyatı, başarılı tedavi ve bakıma bağlı olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Alıcıda ve vericide var olabilecek enfeksiyonlar nedeni ile organ naklinde enfeksiyonların  boyutunun farklı olduğuna dikkat çekti. Nakil sonrası enfeksiyon varlığında, ulusal ve uluslararası klavuz önerileri doğrultusunda hasta özellikleri, nakil tipi gibi faktörler temel alınarak ilaç tedavisinin belirlendiğini belirtti. Organ naklinden 6 ay sonra da toplum kaynaklı enfeksiyonları düşünmenin gerekli olduğuna vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.

 Yaşama Köprü ECMO

Doç. Dr. Mehmet Çakıcı

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Öğretim Üyesi Sayın Doç. Dr. Mehmet Çakıcı ileri derecede kalp veya akciğer yetmezliği olan hastalara bu organların görevinde destek sağlayan cihazın ECMO olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Kalp kökenli nedenlerle dolaşımdaki kanın dokulara yeterince gönderilememesinin kötü sonuçlara neden olabileceğini, böyle bir durumda destek cihazı ile organların fonksiyonlarını yeniden kazanabilmesine olanak sağlandığına dikkat çekti. ECMO takılı olan hastanın dolaşım takibi, kanül giriş yerlerinin değerlendirilmesi gibi bakım kriterlerinin önemini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

 Rehabilitasyon İle Yıllara Yaşam Kat

Uzm. Dr. Aysun Genç

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD Öğretim Görevlisi Sayın Aysun Genç son dönem organ yetmezliğinde ve organ nakil sonrası süreçte hastaların günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma meydana gelmesi sonucunda rehabilitasyon tedavisine duyulan ihtiyacın arttığına dikkat çekerek konuşmasına başladı.  Organ naklinde rehabilitasyon ile eklem hareketlerini artırma ve iyileştirme,  fonksiyonel hareketlilik ve dayanıklılığı artırma, yürüyüş eğitimi, cilt bakımı, barsak ve mesane fonksiyonlarının korunmasının sağlandığı bilgilerini paylaştı. Modern tıp yaşama yıllar, rehabilitasyon ise bu yıllara yaşam katar sözleri ile konuşmasını tamamladı.

Multidisipliner Ekip İçerisinde Hemşire

Hemşire Eda Turna

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Yoğun Bakım Hemşiresi Sayın Eda Turna organ nakli yapılan hastaların tedavi ve bakım sürecinde, enfeksiyonların ve komplikasyonların önlenmesinde, verilen iyi bakım ile iyileşmenin sağlanmasında ve yaşam biçimindeki değişikliklere uyumlarını sağlayarak yaşam kalitesinin artırılmasında hemşirelerin önemli katkı sağladığına vurgu yaptı. Günümüzde organ nakillerinde en büyük güçlüğün yeterli organ bağışının olmaması olduğuna dikkat çekti ve ölümden sonra yaşat diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Nakil Yapılacak Organın Korunması

Emre Özsoylu

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD Perfüzyonist Sayın Emre Özsoylu perfüzyonist, kalp ve/veya büyük damarlarda yapılacak müdahelelerde ilgili uzman tabibler gözetiminde kalp akciğer makinasını kullanarak beden dışı kan dolaşımını yöneten sağlık meslek mensubudur diyerek konuşmasına başladı. Organ naklinde ekibin gidilecek olan mesafeye en hızlı ve güvenli yolla ulaşması, organın alınması ve geri dönülmesinin gerekliliğine dikkat çekti.  Kalp naklinde perfüzyonist tarafından, vericiden alınan kalbin korunması ve kalp naklinin tamamlanıp, kalbin çalıştıktan sonra da olası herhangi bir problemi engellemek için alıcının dikkatle takip edildiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

 Organ Bağışı Yaşam Bağışı

Hemşire Özlem Bektaş

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ ve Doku Nakli Merkezi, Kalp Nakli-Kalp Destek Sistemleri Koordinatörü Hemşire Sayın Özlem Bektaş, tedavisi sadece organ ve doku nakli ile olan hastalıkların, tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de çok önemli bir sağlık sorunu olduğunu, bu sorunun çözülebilmesi için ülkemizde 2001 yılında T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi kurulduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. T.C. Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ Ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi Yönergesinde Organ ve Doku Nakli Koordinatörünün, beyin ölümü kesinleşen her vakanın ailesi ile organ bağışı için aile görüşmesinin yapılması, başka hastanelerden kabul edilen organ veya dokunun çıkarım ve ulaşımıyla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak, yaşarken organlarını bağışlamak isteyen kişilerin bağışlarını, mevzuata uygun olarak kabul etmek  gibi görev tanımlarının olduğunu ifade etti. Organ bağışı yaşam bağışı, organlarınızı bağışlayın umut olsun, can olsun diyerek sunumunu tamamladı.

Etkinliğin anısına katılımcılar ile birlikte ağaç dikimi gerçekleşti.

2019-11-12T08:36:12+03:00